Pandeminin etkilerini bozan en güçlü liderlik aracı? Empati.


Vikipedi’ye göre “Empati, bir başka insanın kendi referans çerçevesinden deneyimlediği şeyi anlama ya da hissetme kapasitesidir, yani kendini başkasının yerine koyabilme kapasitesidir.”

Yazar: Ashley Blackmore, Positive Momentum

Birçok kurumun evden çalıştığı bu süreçte iş dünyası bulanık sulara girdi. Çoğu şirket için ekipler ilk defa bu şekilde çalışıyor ve yöneticiler ilk defa bu şekilde yönetiyor. Bu zamana dek ofiste her zaman birileri olmuştu. Danışmanlar olarak yine, kurumdaki rolleri ne olursa olsun değişimin insanlar için zor olduğuna şahit oluyoruz. Değişiklik çok sert ve hızlı geldi, gelir gelmez de hayatın tüm yönlerini etkiledi. Haliyle zorluklar da katbekat büyüdü.

Ekibinizin ruh hali, sağlığı bir numarada gelmeli. Şu anda yöneticiler ve ekip üyeleri daha önce hiç deneyimlemedikleri duyguları deneyimliyorlar. Bu deneyimler hem çalışma stillerini ve neler yapıldığını hem de ruh hali, aile ve maddi sıkıntı gibi konuları ilgilendiriyor. Birçok insan, anlaşılır şekilde kaygılı. Pandeminin şok dalgaları dünyayı sarsıyor. Koronavirüs sonrası bir senaryonun nasıl olacağını hayal etmek mümkün olmasa da, yeni bir normal kavramının gelmesi kuvvetle muhtemel. Şimdi yöneticilerin, ekiplerinin iyi durumda olduğundan, zorluklarla başa çıkabildiklerinden ve fırsatları en iyi şekilde değerlendirdiklerinden emin olma zamanı.

Vakit güven ve güçlendirme vakti. Yakın zamanda büyük bir kurumun kıdemli bir çalışanı, CEO’larının uzaktan çalışma konusunda çalışanlarına güvenmediğini hissettiğini söyledi. Bu güvenilmeyen kesime, bana bu sırrı veren kişi de dahildi. Bu algı ve insanların hissettiği kısıtlama, insanların becerikliliğini ve şirketin performansını etkiliyordu. Bu kriz döneminde anahtar performans göstergeleri değişebilir, belki kalıcı olarak belki de iyi bir yönde. Bu vakit ölçümler yapıp mikro düzeyde yönetim yapma vakti değil; çalışanlarınıza inovasyon yapma, parlama ve başarılı olma konusunda şans verme vakti.

Ekiplerinizin iyi bir ruh hali içinde, açık, net ve sakin çalışmasına olanak tanıyacak üç şey;

1.Yargılamadan dinleyin.
Bu kulağa kolay geliyor ancak her zaman öyle değil. Mevcut durumda hissettiklerini tüm yönleriyle aktarmaları için insanlara alan tanıyın. Belki de iş dışından bir yaşam koçu/mentöre danışmaları konusunda onlara yardımcı olabilirsiniz. Elbette bu tür görüşmelerde gündemdeki tek şey onların ruh hali olmalı.
 
2. Normalde ofiste gerçekleşen, suları durultan muhabbetleri teşvik edin,
Örneğin müşterilerle kahve içerken ettiğiniz muhabbetler gibi. Ekiplerinizin bir çalışma arkadaşı ya da müşteriyle görüntülü konuşma yapmasının normal olduğunu bilmelerini sağlayın. Ya da daha ileri giderek, haftalık belli aralıklar belirleyin ve çevrimiçi bir platform üzerinden görüşmeler düzenleyin, gündemde de yalnızca birbirini görmek ve desteklemek olsun. Peki çalışanlarınıza evden katılabilecekleri, ücretsiz online yoga dersi ya da egzersiz dersleri hediye etmeye ne dersiniz?
 
3. Dış dünya çatırdıyor gibi göründüğünde içe dönün
Empatiyi düşünün. Unutmayın, herkes elinden gelenin en iyisini yapıyor ve kaygıdan paniğe birçok duygu durumu yaşıyor. Herkesin bakış açısıyla hemfikir olmak zorunda değilsiniz, ancak bakış açılarını anlamak her zaman faydalıdır. Psikolojinin dediklerine göre, ruh halinin iyi olması, açık ve net düşünme ve yüksek performans iç içe geçiyor ve başarı HER ZAMAN insanın içindeki bir iş.
 
Bir gün biri demişti ki, kültür bir dizi ortak hikayeye dayanır. Rakamları, tabloları ve PowerPoint sunumlarını unutabiliriz ancak hikayeleri unutmayız. Bu krizde aslında sizin için, çalışanlarınızın her zaman kalbinde taşıyacağı hikayeler oluşturma fırsatı yatıyor. Yöneticilerinin empatisi ve dürüstlüğü. Herkesin bir araya gelip birbirini ve işi desteklediği. Kriz sayesinde aslında neyin önemli olduğu ve insan olmanın ne olduğu konusunda bir farkındalığın ortaya çıktığı bir hikaye.
Geri